|
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı
|
Bediüzzaman Said Nursi'nin, "Yeni Said" olarak tanımlanan döneme intibaktan sonra kendini tamamen "iman hakikatleri"ni neşre ve tebliğe hasrettiği, üzerinde tartışma götürmez bir gerçektir. Dolayısıyla bu makalenin amacı, onun bu gayesine hizmet edebilecek siyasi ve sosyal ortamın özelliklerini satırbaşlarıyla da olsa işaret etmekten ibaret kalacaktır.
Hiç şüphesiz araştırmacılar, Bediüzzaman'ın telif ettiği Risale-i Nurları taradıklarında; onun, ilâhiyatın dışındaki sahalarda da görüşlerinin ipuçlarını yakalayacaklardır.
|
|
Şükrü Bulut tarafından yazıldı
|
Nisan yağmurunun şıpıltılarının size doğumu mu, yoksa ölümü mü daha ziyade hatırlattığını merak ediyorum. Belki de bir çoğumuz doğumdan bahsedecek. Baharın; ana rahmine düşüşten doğuma bir geçiş olduğunu hatırlatacaksınız.
Böyle bildiğimizden olacak ki “Nisan yağmurunun” ayak seslerini işiten; birçok sevgilinin ürkek keklikler gibi, bu fani ve soğuk bozkırlardan kalkarak, cenneti seyreden tepelere konmaları bazen garibimize gidiyor. Sevgililer tarihine baktığımızda, martın onbeşinden ta mayısın ortalarına kadar nisan yağmurlarına bedel bir “yıldız yağmurunu” müşahede ederiz…
|