|
Ali Ferşadoğlu tarafından yazıldı
|
Bilim dergisi New Scientist, 50. yıldönümü sayısında, önümüzdeki 50 yıl içinde bilim ve teknoloji alanında kaydedilebilecek gelişmeleri yazdı. Bilim adamlarının tahminlerine göre 50 yıl içinde şu gelişmeler bekleniyor:
|
|
Ömer Fatih Sak tarafından yazıldı
|
Büyük muallim Bediüzzaman Said Nursî, yaşadığı asrın mühim âlimlerinden. Henüz 14 yaşında iken icazet aldı ve Bediüzzaman, yani “Çağın Eşsiz Güzelliği” lâkabına lâyık görüldü.
|
|
Ali Sarıkaya tarafından yazıldı
|
‘Ekmeksiz yaşarım, hürrıyetsız yaşayamam’
Hürriyetin en temel prensibi, kuvvetin kanunda olmasıdır. Kanun hâkimiyetinin sağlanmasıdır. Yani haklının güçlü olmasıdır. Haklı hakkını alamazsa, hirriyetin en esaslı ölçüsü olan "Başkasına zarar verme" ortadan kalkmış olur. Hakkını alamayan bir mağdur var demektir. Mağduriyetin olduğu yerde hürriyetten ve adaletten bahsedilemez.
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
Geçtiğimiz 23 Mart`ta, Bediüzzaman Hazretlerinin 46. vefat yıldönümü vesilesiyle okurlarımıza özel bir ek vermiştik.
`Türkiye`nin şansı: Bediüzzaman modeli` başlığını taşıyan bu ilavede, son günlerdeki gelişmelerin doğru yorumlanmasına yardımcı olacak çok önemli değerlendirmeler var.
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
İrticayı“devrim karşıtlığı” olarak tanımlayanlar, Said Nursî’yi de “devrim karşıtlığının ve karşı devrimin simge ismi” olarak nitelerler.
Peki, bu konuyu böyle bir şablona oturtmak ne derece doğru? Bir defa, devrimlerden kast edilen şey ne? 12 Eylül’ün anayasa korumasına aldığı sınırlı sayıdaki inkılâplar mı, yoksa onları da içine alan geniş kapsamlı bir proje mi?
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülümser Heper, önceki gün bahsettiğimiz ve iddialarının bir kısmını cevaplandırmaya çalıştığımız yazısında, Said Nursî hareketinin karakteri olarak, onu öteki modern Müslüman hareketlerden ayırdığını belirttiği üç ögeden söz ediyor:
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
Peygamberimizin (a.s.m.) 300’den fazla mucizesinin anlatıldığı Mu’cizat-ı Ahmediye eserinin (19. Mektub) “istikbale dair haberler” bölümünde (Altıncı Nükteli İşaret) İstanbul’un fethine dair meşhur hadisi de zikreden Üstad Bediüzzaman orada şöyle diyor:
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
Son günlerde maalesef yine sıklaşan şehit cenazeleri, son şahitlerden Hafız Nuri Güven Hocanın aktardığı bir Üstad hatırasını gündemimize taşıma vesilesi oldu. Emirdağ Çarşı Camiinde yedi yıl imam
lık yapan Nuri Hoca, oradaki sürgün hayatında epeyce bir zaman namazlarını bu camide kılan Üstadın, üç cenaze namazına da katıldığını anlatıyor.
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
20. yüzyılda dünyanın süper gücü olarak öne çıkan ve Sovyetler Birliğinin çöküşünden sonra bu özelliği, yanına rakipsizlik sıfatı katılarak iyice pekişen ABD, genel ve yaygın değerlendirmelerde, daha ziyade uyguladığı politikalarla ölçülüp tartılıyor.
Ve bu politikalar özellikle Bush dönemindeki uygulamaların sonucu olarak dünya genelinde yaygın bir ABD nefretini doğurmuş durumda.
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı
|
Gazze`ye yönelik İsrail saldırılarının dünya çapında yol açtığı yoğun tepki ve eleştiriler, bu katliâmları görmezlikten gelen, hattâ haklı göstermeye çalışan Yahudi lobilerince `antisemitizm` olarak damgalanmak istendi.
Bilindiği gibi `Yahudi düşmanlığı` anlamına gelen bu kelime, Batıda aynı zamanda cezaî yaptırımlara bağlanan ağır bir suçu ifade ediyor.
Peki, bu mesele Risale-i Nur`da nasıl ele alınıyor? Bediüzzaman`ın Yahudiler ve onlarla ilişki kurma bahsindeki görüş ve değerlendirmesi ne?
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 5 |