|
Yasemin Güleçyüz tarafından yazıldı
|
(1932-20 Şubat 2005)
Raziye Özaydın, Afyon Bolvadinli. Bediüzzaman’ı gören hanımlardan bir tanesi. Kendisiyle 2002’de İstanbul’a oğlunu ziyarete geldiğinde tanışmış, yaptığımız sohbeti “Bolvadin hanım Nur Talebelerinden” başlığı altında Bizim Aile dergisinde yayınlamıştık. Aşağıda okuyacağınız satırlar o gün kendisiyle yaptığımız tatlı sohbetten hatıralar taşımakta…
|
|
Yasemin Güleçyüz tarafından yazıldı
|
(1911- 7 Şubat 2002)
Risâle-i Nur derslerine devam ettiğimden beri ablalar arasında “anne” lâkabı eklenerek adı sık sık geçen bir hanım vardı. Zehra Anne. Tek Parti döneminin en sıkı zamanlarında İzmir ve civarında Risâle-i Nur’ları hanımlar âleminde neşretmiş, Risâleleri yanından hiç ayırmayarak göğsünde ya da çantasında muhafaza edip, korkup çekinmeden en uzak semtlere ev sohbetlerine gitmiş, dersler yapmıştı.
|
|
Yasemin Güleçyüz tarafından yazıldı
|
Bediüzzaman Hazretleri, Lâhikaların satırları arasında onu her gün dualarında ve manevî kazançlarında ortak ettiği “Nur’un has şakirtleri” sıfatıyla “çok çalışkan hanım şakirdler” arasında “baş”ta saymakta.
Bediüzzaman Hazretlerinin Kastamonu sürgününde tanıdığı simalardan bir tanesi de hapishane müdürü Tahir Beyin hanımı olan Asiye Mülazımoğlu…
|
|
Yasemin Güleçyüz tarafından yazıldı
|
(1916-2006)
“Hafız Ali’nin mektubunda yazdığı Ümmühan ve Şahide değerinde, burada Risâle-i Nur’a bütün kuvvetiyle çalışan çok hemşirelerimiz var. Meselâ, Asiye, Saniye, Ulviye, Lütfiye, Aliye gibi Risâle-i Nur’un şakirtleri, oradaki hemşirelerine ve kardeşlerine selâm ve duâ ediyorlar” (Kastamonu Lâhikası, s. 115)
Bediüzzaman Hazretlerinin, Barla’daki dostları, talebeleri ile irtibatını capcanlı tuttuğunu Kastamonu Lâhikası’nın satırları arasında takip etmek mümkün. Kastamonu’daki hanım talebelerinin Barla ve civarı köylerdeki hanımlara gönderdikleri selâmları, onların “hüsn-ü misâl” teşkil eden çalışmalarını iletmesi bunun bariz delillerinden.
|
|
Yasemin Güleçyüz tarafından yazıldı
|
(1921–5 Şubat 1984)
Şahide Yüksel’i, Hanımlar Rehberi’nde “İmana fedakârâne hizmet eden bir hanımın manzumesidir” sunumuyla yer alan şiirinden tanıyoruz.
O Risâle-i Nur tarihinde “saff-ı evvel”ler içinde yer alan şefkat kahramanlarından bir tanesi.
|
|
M. Lâtif Salihoğlu tarafından yazıldı
|
1986 yılının 26 Temmuz`unda Hakk`ın rahmetine kavuşan emekli albay Yahyagil, Bediüzzaman`la 1929 senesinde tanıştı ve hemen ona talebe oldu.
|
|
M. Lâtif Salihoğlu tarafından yazıldı
|
Aşağıda `Günün Tarihi` bölümünde de okuyacağınız gibi, bugün kahramanlığı dillere destan olmuş bir hukukçu hanımın vefat yıldönümü.
Denizli adliyesinde 33 yıl aralıksız şekilde vazife yapmış olan hakime Hesna Şener Hanım, 22 Temmuz 1975`te, yine aynı şehirde Hakk`ın rahmetine kavuştu.
|
|
M. Lâtif Salihoğlu tarafından yazıldı
|
Yüz binlerce Emirdağ'lı Avrupa'da yaşıyor
Daha evvelki yıllarda Türkiye'de bulunan Nur Menzillerinin hemen tamamını gidip görmüş, bir kısmını ise defalarca ziyaret etme şansını bulmuştuk: Nurs, Barla, Tillo, Van, Hizan, Eğirdir, Isparta, İslâmköy, Kastamonu, İnebolu, Eskişehir, Afyon, Denizli, vesaire...
|
|
M. Lâtif Salihoğlu tarafından yazıldı
|
Mahkumlara menfi propaganda yaptılar
Aslen Denizli`nin Saray ilçesi Beylerbeyi köyünden olan Süleyman Hünkar Ağabeyle 1997 senesi Haziranında görüştük. O tarihte 78 yaşındaydı. Onunla iki gün boyunca Denizli`yi dolaşarak konuşup sohbet ettik, hatıralarını dinleyerek bazı notlar aldık. Görüşmemizden beş-altı ay kadar sonra da–Allah rahmet eylesin–vefat etti.
|
|
M. Lâtif Salihoğlu tarafından yazıldı
|
Üstad Bediüzzaman`ı tanıdıktan sonra hayatını Risale-i Nur hizmetine vakfetmiş `Feyzi` isminde üç mühim şahsiyet var.
Bunlardan biri, Kastamonu kahramanı Mehmed Feyzi(1912–1990); İkincisi, Denizli kahramanı Hasan Feyzi(1895–1946); Üçüncüsü ise, Isparta(Uluborlu) kahramanlarından Ahmed Feyzi`dir. (1896–1972)
İşte, bu üçüncü sıradaki Ahmed Feyzi, aslında Risale-i Nurları ilk okuyup tanıyan şahsiyettir. Üstad Bediüzzaman`la şahsen tanışması daha sonra olmuştur.
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 4 |